Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
Hayırlı Ramazanlar

Peki neyin fırsatı olmalı ramazan ayı? Tüccar için para kazanmanın. Çalışan için bol uyku ile dinlenmenin. Hocalarımız için ilmi yenilenmenin. Cemaat için vaaz dinlemenin. Hafızlar için ezberleri pekiştirmenin. Ramazanı derinlemesine değerlendirmek isteyen sofi ve derviş için de seyr-ü sülük yapmanın vesilesi mi olmalı…

Orucu, sadece mideyi ve bedeni dinlendirme fırsatı olarak görürsek aldanmış oluruz. Oruç tutan insan bunun maddi ve sosyal menfaatlerini zaten elinde tutar. Ancak benim kastetmiş olduğum ramazandan gaye; toplumsal kaynaşmaya ve dayanışmaya vesile olması. Bunun yanında İslam kardeşliğinin, dindaş olmanın yolunu bizlere açmasıdır. Özel de ise; ramazanı fırsat bilip, bir içsel yolculuğu çıkmak olmalıdır. Allaha yaklaşmak olmalıdır. Bu yolculukta; kötülüğe, riyakârlığa, bencilliğe, cahilliğe, basitliğe, nefsin aşağılıklarına yol ve yer olmamalı. Arınmış, rafine bir içselliğe sahip olmak için güzel ahlaka yönelmeliyiz. 

Ahlaktan kastın ne olduğuna gelince; Peygamber Efendimizin (sav) şahsında abideleşmiş ve Ramazan ayında indirilen hayat kitabımız Kur’an-ı Kerim değil midir? Ahlaksızlığı iffetsizlikle eşleştirmiş, ahlakı da cinsel günahlardan uzak kalmakla şekillendirmiş bir anlayış ve benimsemeyle ahlaklı olamayacağımız malumdur. Zira ahlak, bir bütünlüktür. Biraz iyi, biraz kötü, İslam’ın emir ve yasaklarına biraz uyup biraz işine geldiği gibi davranmakla “İslam Ahlakı” elde edilemez. İşine geldiğinde insanlara iyi davranıp, işine gelmediğinde insanların dedikodusunu yapmak,  izzeti şerefleri ve haysiyetleriyle oynamak, onların kuyularını kazmak insana ve İslam’a yakışan bir erdem ve ahlak değildir. Yine kendi menfaatlerini endeks alıp, beklentileri tatmin edildikçe eş dost ve çevreyi iyi ilan etmek, bunlar gerçekleşmediğinde ise kötüleyerek zem derdine düşmek, müslümanın uğraşı hiç olamaz. Zira kötü ahlaklarla iyi müslümanlık bir arada bulunamaz. Yapılan ibadetler, tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan kabir ziyaretleri; fertlerin hayatında manevi yükselişe ve kötülüklerden uzaklaşmaya imkan sağlamıyorsa; oturup düşünmek gerekmez mi? Nerede eksik yapıyorum diye. Kişi hem ibadet ediyorum, hem de kötülüklerden uzak kalamıyorum diyebilmeli. Kötü söz ve davranış sahibi, haset, kıskanç, kibir, gurur, zillet, gıybet gibi aşağılık davranışları sergiliyorum diyebilmeli kendisine. Böylesi bir muhasebeyi kul olarak şahsına gerekli görmeli. Şayet kötülüklerinden arınmak istiyorsa. Şayet ramazanı iyi insan, iyi kul, güzel ahlak sahibi insan olmak yolunda değerlendirmek istiyorsa. İstemiyorsa zaten gerisi laf-ü güzaf!  

Anlaşılacağı üzere ahlaklar lokal değil, bir bütünlük içinde olmalı. Çünkü ruhsal doyum böylelikle elde edilir. Meşru çizgide yol alarak duygusal ve ruhsal anlamda doyuma ulaştırmayan hiçbir çaba, geçerli bir ahlak seviyesine ulaşamaz. Velev ki, ramazanda yapılıyor olsa bile… 

Kötü huylarımızın güzele dönüştüğü, tövbelerin Allaha (cc) ulaştığı, duaların dillerde ve gönüllerde dolaştığı, salavatların Sevgililer Sevgilisine (sav) kavuştuğu ve insanlarımızın cani gönülden kaynaştığı bir ramazan geçirmenizi diliyorum. 

Davut ZAT

BİLGİLER
tarafından 06 Temmuz 2015 - 01:29 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 732 kez Okunmuştur.
ETİKETLER
PAYLAŞ
Yorum yapın
İsim
:
E-Posta
:
WebSite
:
Yorumunuz
:
Üye Girişi
Kullanıcı Adı
:
Şifre
:
Şifremi Unuttum?
KASTAMONU'da 5 Günlük Hava Tahmini
Yazarlarımız
yazar

Edep ve Üslup Fakirleri

tüm yazıları için tıklayın...
yazar

Yeşil Serin Beton Sıcaktır

tüm yazıları için tıklayın...
yazar

HER İŞTE LİYAKAT

tüm yazıları için tıklayın...
yazar

Genç Adam

tüm yazıları için tıklayın...
yazar

Yaşı Olmayan Okul Çocukları

tüm yazıları için tıklayın...
yazar

Çiçeklerin Kavgası

tüm yazıları için tıklayın...
yazar

Nûrun Uzun Zaman Makamlarda kalışı

tüm yazıları için tıklayın...
Anket
Sitemizin Yeni Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Gayet Güzel
İyi
Normal
İdare eder
Kötü
Son Yorumlar