
Mutlu BEZMEK Köyümüzün adının nereden geldiği hususunda yeterince açıklama yapmadığım eleştirilerinden sonra yeniden derin bir araştırma yaptım ve sizlerle paylaşmak istedim. Bir önceki yazımda Oğuz Boylarının Tosya’ya yerleştiğinden bahsetmiştim. Oğuz Boylarından Kayı Boyu Kuzkaya tepesine, Bayat Boyu Yanık Tepeye, Avşar Boyu Evmekıl Tepesine, Kargın Boyu Cadıkaya Tepesine, Çepni Boyu Bağkaya Tepesine ve Kınık Boyu’nun ise Dikmen Tepesine yerleştiği rivayet edilir. İlk yazımda da belirttiğim gibi Dikmen Tepesine yerleşen Oğuzlar, Yukarıdikmen Köyünü kurmuşlardır. Zamanla da Yukarı Dikmen Köyünden Karayılan ve Sarıyılan kardeşler aşağılara inmişler ve Aşağıdikmen Köyünü kurmuşlardır. Yani köyümüzün kuruluş tarihi; aşağı yukarı 1850 yıllarına denk gelir. Dikmen Tepesinin, Ortaburun denilen kısmındaki Kürt Konduğu mevkiinde kurulan ilk Aşağıdikmen evleri Köyün kuruluşunun habercisi olmuştur. O zamanlar büyüklerimizin rivayetlerine göre henüz Sofular köyününde kurulmadığı yönündedir. Söz konusu bölgelerin bir çoğu ta Sarmaşıklı dere dediğimiz bölgeye kadar Kuşçular köyü hudutlarına dahil bir alandır. Nitekim Yukarıdikmenden gelerek söz konusu mevkiye yerleşen dedelerimiz ile Kuşçular köylüleri arasında şiddetli tartışmalar yaşanmıştır. Köylülerimiz tarafından yapılan ev temelleri ve binalar Kuşçular köylüleri tarafından yıkılmıştır. Çetin çatışmalar ve ısrarcı yaklaşım sonucunda direnç gösteren köylülerimiz ile Kuşçular köylüleri arasında o zamanki sınır sarmaşıklı dere olarak belirlenmiş ve evler derenin Yukarıdikmene bakan yüzüne yapılmıştır. Daha sonraları Kürtkonduğu mevkiinden aşağıya inen köylülerimiz derenin hemen yamacı olan şimdilerde Cadiğin tepe adıyla anılan tepeyi mesken tutmuşlardır. Evleri oralara yapmışlardır. İlerleyen zamanlarda Sofular köyününde kurulmasıyla Kuşçular ile sofular arasında ki sınır belirlenmiş ve köylülerimiz Sarmaşıklı derenin karşı yönüne geçerek Garayjin Tepe denilen mevkinin eteklerine yeni meskenler yapmışlardır. Böylelikle Sarmaşıklı Derenin her iki tarafı Aşağıdikmen Köyünün mesken alını olmuştur. Gelişen şartlara göre yapılar yenilenmiştir. 1943 yılında meydana gelen Kuzey Anadolu Fay hattındaki büyük depremde köyümüzden bir çok ev yıkılmış ve bir çok köylümüz hayatını kaybetmiştir. Meskenlerini de kaybeden köylülerimiz yaralarını tekrar sarmak suretiyle köyü yeniden imar etmişlerdir. Elde bulunan imkanlar ve enkazdan kurtarılan ahşap malzemeleri tekrar kullanmak suretiyle yapılan evler hala ayaktadır. Yer yer son yıllarda betonarme binalar da yapılmış olsa bile köylerin göç vermesinden kendini kurtaramayan Aşağıdikmende yeni yerleşim birimi olarak kendisine çalılık mevkiini seçmiştir. Rahmetli muhtarlarımızdan Sıktı DEVREZ'in öncülük yapması ile Çalılık mevkiindeki hazine arazisi Devletimizle yapılan satış sözleşmeleri neticesinde köylülerimize satılmış yapılan parselosyan sonucu dağıtılan tapuların ardından Devletten alınan teşviklerle yapılan ahır ve binalarla Yeni Aşağıdikmen Köyü birkez daha sözkonusu bölgede kurulmuştur. Bu yapılan evlerin sayısı her geçen artarak devam etmektedir. Eski kuşak eski dikmende, yeni kuşak ise yeni dikmende ikamet etmektedir. Mahalleler arası her hangi bir ayrım sözkonusu olmayıp, birlik ve beraberlik içinde bir yaşam sürdüren köylülerimiz Sazovasının eteklerine böylelikle taşınmışlardır. Ayrıca gururlanarak yazıyorum, Türkiye’nin ilk kadın muhtarı da bizim köyümüzden çıkmıştır. Çünkü Kurtuluş savaşında eli silah tutan tüm köy erkekleri savaşa gitmiş, köyün yaşlı nineleri ise cephaneye mermi taşımışlardır. Kala kala köyde genç kızlarla çocuklar kalmıştır. Karayılan oğlu İsmailin çocuklarından olan Martlar lakaplı sülalenin kızlarından, "Mart Kızı" namıyla anılan büyüğümüz O yıllarda köyümüzde muhtarlık yapmıştır. Kendisinin cesur ve karamanlık yönü ile idarecilik kabiliyetleri dilden dile anlatılarak günümüze kadar gelmektedir. Hatta onun kızları da Martkızının kızları olarak yıllarca saygınlığını sürdürmüştür. Köyümüzde de Kurtuluş savaşından sonra hemen hemen şehit ya da gazisi olmayan ocak kalmamıştır. Birçok ailenin olduğu kadar benim de iki dedem Vatanımız uğruna şehit düşmüştür. Kendilerini bu vesile ile saygı ve minnetle anıyorum. Yolu düşen herkesi köyümüze de davet ediyorum... |