
Mutlu BEZMEK info@asagidikmenkoyu.com
Televizyon hayatımızın içinde. Hayatımız ise dizi filmlerin, evlendirme programlarının, ana haber bülteninin… içinde. Her güne bir masal gibi, dizi furyasına takılmış bayanlarımız, erkeklerimiz ise futbol ve haber peşinde. Ya çocuklarımız; bilmeden, istemeden alışkanlık örgüsü içinde çizgi film izlerken bulurlar, kendilerini. Kumanda ile kanal değiştirirken kendi hayatlarımızdan da kesitler canlanır hafızamızda. TV izlerken bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçer hayatımız. Bazılarımız bir film kahramanını oynarken bulur, kendini. Film kahramanı da onun hayatını. Yaşamak isteyip de yaşayamadıklarımız kurgulanmıştır, filmlerde. Sıradan yada sıra dışı pek fark etmez. İnsanlar ve hayatlarıdır filmlerin konusu. Hayallerimiz, hayal kırıklarımız, yaşayış tarzımız, hayata bakış açımız, mutluluklarımız, acılarımız hep filmlerde yerini alır. Puzzle’ın parçaları gibi yerine oturur, izlendikçe yaşananlar. Yaşadıklarımız anı olmuştur, geçmişimizde. Tercihimiz ise mutlu sonla bitenlerdir. Yaşadığımız çevreye, ülkesel faktörlere, iklime, mevsimlere de yer vardır, filmlerde. Hırsızı, polisi, askeri, politikacısı, işsizi, işçisi, öğrencisine de. Genellikle zengin bir aile, işadamları, ağalar…karşı tarafta ise fakirler. Bunların yanında duygularda girer ve film şeridindeki yerini alırlar. Kederimiz, neşemiz, hırsımız, umudumuz, tutkumuz… Tabiki mutluluklarımız da besler film şeridini… Kısacası filmlerin çoğu gerçekle örtüşür. Çünkü hayatta bir film şeridi gibidir. Eğrisi, doğrusu yanlışıyla akıp geçer. Bir cümleyi konuşurken yada yazarken bile cümlenin başı artık geçmiştir. Aklımızda kalan ise geçmişten birkaç kısa sahnedir, hepsi o kadar. Yani genellikle iyi anılar. Bizler filmlerdeki güzellikleri hayatımıza entegre edip gerçek dışı yansıtmaları ise kabullenmeyelim. Doğruyu bulmak ve hayat oyununda iyi sahnelemek biz izleyicilerin görevidir, çünkü. Hoşçakalınız. |