Giriş Formu
Site İşlemleri
Kimler Sitede
Şuanda 8 konuk çevrimiçi
Ziyaret Sayısı
Bugün79
Dün89
Hafta168
Ay533
Tümü37770

jbc vcounter
Anketler
Bu yıl ki yaz tatilin de Köyümüze gidecekmisiniz?
 
Günün Sözü
Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar; tenbeller ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar.
Hz. Ali -
Anasayfa Hüseyin EKEN

Aşk / Meral POLAT


Okunma Sayısı : 344


 

 Meral POLAT


Hamdım, piştim yandım…

Mevlana’nın bu sözleri aslında ne çok şey anlatıyor. Allah’ın nefesinden yaratıldığımız anda ve doğuşumuzda ham idik. Mevcudiyeti var olan fakat olgunlaşmamış, olmamış insan…  

Varoluş nedenimizi keşfe çıkış yolculuğumda, her gün bir şeyler öğreniyordum ve her öğrendikçe hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. Bir merak olmuştu içimde, bitmek tükenmek bilmeyen sorularla doluydu kafamın içi. Bir kısmını anlamlandırabiliyor bir kısmını araştırıyor ve soruyordum. Elimden geldiğince okumaya çalışıyordum hala da okuyorum. Şunu anladım ki her şeyin bir nedeni var. Sistem öyle güzel, öyle adil kurulmuş ki er ya da geç hepimiz “ne” yaptıysak mutlaka karşılığını alıyoruz ya da alacağız.

Benim için  “ne” yaptığımın önemini anlamak, bu yolda ilerleyebilmeme neden olan ilk basamaktı. Adımımı attığım bu ilk basamak bana daha önümde uzun bir merdiven olduğunu gösterdi.  Adım adım çıkmaya başladım. Her çıktığımda boş olan bi taraflarımın dolmaya yani Mevlana'nın deyişiyle pişmeye başladığını gördüm.

Tüm benliğimde, vücudumda ve ruhumda yaratanı tanıma anı, onu bilme anı, onunla olma anı O'nun yarattıklarını düşünme anı her yarattığıyla hayretlere düşme anı…  O’nun gücü kuvveti ve kudreti karşısında bir “hiç” olduğumuzu fark etme anı… başlayınca ne oluyoruz dedim kendi kendime… Tatmadığım bir duyguydu anlatması güç ama bi o kadar da zevk verici bir teslimiyetti bu. Artık içimde bir fidan yeşermişti. Şimdi o fidanı köklü bir ağaca çevirmek ya da kurutmak yine benim elimdeydi. Bu inanılmaz bir durumdu. Çünkü insanoğlu yaratılırken fıtratına “irade” vasfı konmuş, yapabileceğimiz şeylerde bizler özgür bırakılarak seçim bize bırakılmıştır… Zahir (görünen) tarafımızın yanı sıra, batın (gizli) tarafımızın akıl, duygu, düşünce ve hayal gibi vasıflara da sahip oluşumuz yine bizi üstün kılmıştır. Ne tarafa yönelirsek o tarafa gidecek beden ve ruha sahibiz.

Mevlana felsefesinin temelinde olan  “aşk” bana, beni Allah’a ulaştırmak için içimizdeki sevginin en büyük güç olduğunu, sevginin bir kavuşma ya da bir buluşma olduğunu ve içimizdeki sevginin aslında yanan bir ateş olduğunu anlatarak kalbin, ilahi hitabın yeri olduğu duygusunu yaşattı. Yani her şeyin içimizde olduğunu… Tıpkı Mevlana’nın insana verdiği değeri anlattığı Divan-ı Kebir’deki  gazelinde olduğu gibi…

“Nice dilekleriniz var, bağış istemedesiniz, bir kendinize

Gelin artık, bağışın ta kendisi sizsiniz.

Gece gündüz kavuşup buluşma aşkındasınız, fakat

Haberiniz yok, bunu anlamıyorsunuz.”

“Şunu iyi bil ki, kainatta var olan her şey sevgilinin tecellisinden ibarettir. Onun yarattıkları da O’nun kudretini gösterir.Aslında aşk bir perdedir. Var olan diri ancak sevgilidir.Aşık ise bir ölüdür, var gibi görünen bir yoktur. Sevgilinin inayeti ve lütfu olmasa, nuru yolumu aydınlatmasa, ben nereden geldiğimi, nereye gideceğimi ne bilirdim?” (Mesnevi 1/16)

Alıntı:Mesnevi 1/16-   Divan-ı Kebir Gazeli


Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 


Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız...

Duyurular
Köyden Manzaralar
Haberler