Davut ZAT
Yoğun ve yorucu hasat mevsimlerinin ardından koca bir yılı çalışarak geçiren köylülerimiz için kış ayları, dinlenmek için uygun bir fırsattır hiç tartışmasız. Hoş, kışında hayvancılıkla meşguliyet devam etmektedir köy olan yerde... Lakin yaz yorgunluğunun arkasından gelen kış günleri adeta ilaç gibidir, köylünün istirahatı açısından... Bu nedenle hem dinlenmek, hem de kendilerine vakit ayrıma mevsimidir kış günleri. Belki şartlar müsait olsa kış gününde de işler, köy insanını adeta kovalardı çalıştırmak için. Fakat Allahın zorunlu bir ikramı olarak değerlendirilebilecek bir tatil mevsimi gibidir köyümüzde kış mevsimi. Aynı zamanda komşuluk ilişkilerinin, kaynaşmanın da tekrardan yenilenme zamanıdır bu beyaz zeminli günler. Zira bir nebze olsun başını işten kaldırabilen insanımız, birbirlerine vakit ayırırlar. Bunu da “kış oturmaları” şeklinde gerçekleştirirler. Eskisi kadar olmasa da yinede safiyetini koruyan bir güzellik olarak devam etmektedir mahalle oturmaları köy insanı için. Televizyonların sosyal yaşamları ve toplumsal erdemleri törpülediği günümüzde takdire şayan yaşatılan geleneklerdendir, bu türden oturmalar. Oturma meclislerin de sadece çaylar değildir demlenen. Güzel güzel sohbetlerde demlenir maziye ve mevcuda, hatta geleceğe yönelik. Paslanmış hatıralar ve eskiler çıkartılır hafızaların yer etmiş belleklerinden. Yeniden yaşanır tekrarlanmakla mazinin güzelliği. Buğulu gözler uzaklara doğru yolculuğa çıkar tazelenmiş hatırlamalarla… Mevcut durumun değerlendirmesi yapılır karşılıklı fikir teatileri içinde. Ve yine ileride köyün durumu ile ilgili fikir jimnastiği yapılır hiç kuşkusuz. Hangi konulara girilmez ki? Gündem yine kendincedir köy halkı açısından, yaşadıkları ortam ve dünyalarıdır onların günceli... Yeniden bahar geldiğinde yeni ekim dikim mevsimleri konuşulur. Köylünün kış günündeki hallerinden dem vurulur. Ekonomik sıkıntılardan, mahsulün para etmeyişinden... “İşte bu hükümette köylüyü tutmadı. Ektiğimiz diktiğimiz para etmedi” derler. Hele hayvancılık! “Yok mu bu ithal et, öldürdü bizi, kırdı belimizi” Bu yılda “çamuru ve mayısı” boşa çiğnedik… diye şikayetleri duyarsanız bir biri ardınca sıralanan… Misafire ikram için kurulan sofralar da ayrı bir zenginliktir hiç kuşkusuz. Sofraların vazgeçilmez menüsü ise kışa hastır doğrusu. Turşular, taze yoğurtlar, el emeğiyle yapılmış sıcak ekmekler. Haşlanmış patatesler… Yanına da bir tuzluk oldu mu, değmeyin gitsin “yastuluk” adı verilen ikramın lezzetine... Sonra; çay ve çerez faslı! Televizyonların pek açılmadığı veya açılsa da dikkate alınmadığı, sırf çocukların oyalanması için açılan fakat sohbete mani olunmayan türdendir. Çerezlerde köyümüze hastır doğrusu. Mısır patlakları, iğde ikramları, cevizler köyün kendi toprağından yetişen bezentileridir geceyi zenginleştiren. Yine meyvelerde köyün kendi yerli malıdır. Elma, armut, üzüm ve uğaz gibi yiyecekler; kendine hastır tüm lezzetleriyle ve damak tadına hitap eden cazibesiyle. Zira kendi üretimleri olması nedeniyle buram buram alın terinin, helal lokmalarıdır her birisi. Komşuluklardan geriye kalan muhabbetler ise bir demdir hiç şüphesiz. O ana ait sözler ise, sözlerin güzelidir geriye dönüp bakıldığında hatırda kalan! Tıpkı damaklarda kalan yiyeceklerin bıraktığı lezzet gibidir yaşanmışlıklara ait yapılan sohbetler... Herkes geriye dönüp baktığında daha bir özler ve hayırla yâd eder o günleri. Neler yoktur ki o lezzetler içinde? İşte bir kış mevsimi daha böyle geçmiştir, bizim Aşağıdikmenimizde. Cemre ile ısınan havalar kışa veda’nın olduğu kadar, bahar mevsiminin de habercisidir aynı zamanda. Çiğdemler sarı ve mor menekşelerle süslenmektedir tepeler ve dereler. Harmanlar mantar yetiştirmeye hazırlanırlar öbek öbek. Köylülerde tabiî ki yeni sezon tarım çalışmalarına... Ağaç dalları mı? Onlar ısınan hava ile açmak için tomurcukların kabartmaya başlamıştır bile, şu içinde bulunduğumuz günlerde. Çok değil, bir iki haftaya yeşillenecek bir coğrafyanın habercisidirler. Evet, artık vakit kışa veda vaktidir, güneşin yavaştan yavaştan ısıtan dokunuşlarıyla. Dilerim önümüzdeki mevsimler beklentilerinizin gerçekleştiği günler olur, siz köylülerimiz için… Yeni kış mevsimlerine sağlık ve neşe içinde tekrar ulaşmanız dileklerimle, her şey gönlünüzce olsun sevgili Aşağıdikmenliler. |