Giriş Formu
Site İşlemleri
Kimler Sitede
Şuanda 2 konuk çevrimiçi
Ziyaret Sayısı
Bugün40
Dün95
Hafta325
Ay690
Tümü37927

jbc vcounter
Anketler
Bu yıl ki yaz tatilin de Köyümüze gidecekmisiniz?
 
Günün Sözü
Üç şey kalbi öldürür: Çok yemek, çok uyumak, çok konuşmak.
Fudayl bin İyaz -
Anasayfa Köy İmamlarımız

Her Memleket Adının Bir Hikayesi Vardır


Okunma Sayısı : 1344

 

   Mutlu BEZMEK


Her memleketin, ona bugünkü adını veren bir hikayesi vardır. Ben de bu yazıma 10-11 yaşlarımda ilk kez babamdan ve Kastamonu Kalesini dolaşırken büyük bir keyif alarak dinlediğim ve sonraları tekrar tekrar anlatılmasını istediğim bir hikaye ile, Kastamonu’nun hikayesi ile başlamak istiyorum.

Kastamonu’nun isminin kökenine ilişkin çeşitli rivayetler söz konusudur. Bunlardan birisine göre, Bizans döneminde Kastamonu’ya büyükçe bir kale yapılmış ve kente de ”kommenler kalesi” anlamındaki “kastra kommen” adı verilmiştir. Bir başka rivayete göre ise Kastamonu, adını Oğuz Boyları zamanında kullanılan ve  ‘Oğuz Kenti’ anlamına gelen “gas-tuman”  sözcüğünden almıştır.  Etimolojik açıdan bakıldığında, Kastamonu adının kökenine ilişkin daha kabul edilebilir bu iki rivayetin dışında, hikayemsi bir özellik taşıması nedeniyle halk arasında daha fazla kabul gören ve benim de babamdan dinlediğim bir rivayet işe şöyle:  Kastamonu kalesi yüksek ve uzun surlarla çevrilidir. Bu nedenle, uzun süreli kuşatmalara karşın Türkler, kaledeki Bizans hakimiyetine bir türlü son verememektedirler.  Bizans tekfurunun kızı Moni ve ailesi de bu kalede yaşamaktadır. Hikaye bu ya, Moni kaleyi kuşatan Türk komutanına aşık olur ve bekleneceği üzere bir gece kalenin anahtarlarını Türk komutanına atar.  Ancak bu sırada babası tarafından yakalanır ve öfkeli baba kızına şu şekilde bağırır:  “Kastın neydi Moni?”  Çılgına dönen baba bununla da kalmaz ve kızını da kaleden aşağıya atıverir.  İşte kızgın babanın o günkü sözleri gel zaman git zaman olur size ‘Kastamonu’. Kale, Moni’nin Türk aşığına attığı anahtarlar sayesinde mi fethedilmiştir bu bilinmez ancak Moni’nin, kale surlarından düştüğü yere gömüldüğü yaygın bir inanıştır.

Rivayetler böyle… içerisinde hüzünlü bir aşk hikayesi barındırdığından olsa gerek benim gönlüm bu son rivayetten yana ancak karar elbette sizin.

Peki ya Tosya? Tosya adı nereden geliyor? Doğrusu bu yazıyı yazana kadar bunu ben de bilmiyordum. Ancak büyük bir merakla, hepimiz için araştırdım ve iki rivayet ile karşılaştım. İlki şöyle:  Bizanslılar döneminde kullanılan ve  “Dostlar Şehri” anlamına gelen “Doceia” sözcüğü zamanla “Tosya” şeklini alır.

Diğeri ise yine halk arasında anlatılagelen bir hikaye ve bu hikaye, türbesinden hatırlayacağınız Hamza Baba ile başlıyor: 

Hamza Baba ve yakın arkadaşı Yalınkılıç kendilerine yeni bir yaşam kurabilecek topraklar aramaktadırlar ve Tosya bölgesine geldiklerinde adeta büyülenirler. Burası, dağların ardına gizlenmiş saklı bir cennet bahçesidir. Çeşit  çeşit ağaçlar, şırıl şırıl akan sular, rengarenk açan çiçekler ve tüm bunlara eşlik eden kuş sesleri… Durum böyle olunca, bekleyeceğiniz üzere buraya yerleşmeye karar verirler. Günler, haftalar, aylar geçer… Bir gün Yalınkılıç uzaktan gelen bir toz bulutu görür ve Hamza Baba’ya seslenir: “Düşman geliyor!”  Hamza Baba gelenlere uzun uzun bakar ve; “Bayrakları görmüyor musun? Düşman değil gelenler, dost ya! Onlar Oğuz Boyları,”  karşılığını verir.  Hamza Baba’nın o gün “düşman değil gelenler” diye işaret ettiği Oğuz Boyları Tosya’ya yerleşmeye başlarlar. O günlerden başlayarak bu cennet köşesi “Dosya” adıyla anılır olur ve zamanla da bugünkü şeklini alır.

Kastamonu, Tosya derken sıra geldi köyümüze. Ne yazık ki köyümüzün adının nereden geldiğine ilişkin net bir bilgi bulunmamaktadır. Köyümüze ilişkin tüm kayıtlar, Köy Meydanında bulunan köy konağında çıkan bir yangında kül olunca, bugüne yalnızca ağızdan ağza anlatılan şu rivayet kalır:

Oğuz Boylarının “Dikmen Tepesi” adını verdiği bugünkü “Yukarı Dikmen” bölgesinden halk arasındaki lakapları Karaylan ve Saraylan olan birisi sarışın diğeri esmer iki kardeş daha aşağılara yani köyümüzün şu anda bulunduğu yere yerleşirler. Ayrıldıkları yüksek yer “Yukarı Dikmen” olunca, yeni yerleştikleri yere isim vermek de zor olmaz: “Aşağı Dikmen”.   

Eveeet… İsimler ve kökenleri bu şekilde. Elbette bu konuda yeni bilgilere ulaştığımızda, kulağımıza yeni rivayetler geldiğinde bu sayfada sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.          

Bu yazıyı “Bir sonraki yazımda görüşmek üzere,” şeklinde sonlandırıyordum ki aklıma geldi. Bir önceki yazımda vermiş olduğum Pirinç Pilavı tarifi fazla ilgi görmüş olmalı ki, “meşhur pirinç pilavınızı yazmakla olmaz, tatmak da lazım” yorumları geldi. Anlayacağınız bir süredir etrafımdaki insanlara Tosya Usulü Pirinç Pilavını tattırır oldum. Durum böyle olunca bu yemek tarifi işinden uzak mı dursam diye düşünmeye başladım doğrusu… yok yok öyle değil… tariflerimiz devam edecek… hatta bir sonraki yazımdaki yemek tarifini şimdiden paylaşayım sizlerle: Keşkek.

Görüşmek üzere.

Hoşça kalın..

Yorumlar
Zat   |2009-04-03 15:21:09
Bizi köklerimizle buluşturduğun için teşekkür ederiz Mutlu hanım. Köyle
ilgili anlatttıklarına ilave etmek istiyorum, köy konağı yanmamıştır.
Konak bizzat yerine yenisi yapılacak diye yıkılmıştır. Bu esnada içinde
ne varsa konağın önündeki meydanda bir katliam gibi yakılmıştır. Tam bir
cehalet örneği bunu hazmedemedim yıllar geçmesine rağmen. Şimdi konağın
yerinde ise yeller esiyor. Yoksa tam bir Kültür varlığı idi. Köyün ismi
de doğrudur. Daha ileri araştırmaları, Yukarıdikmen köyü kayıtarından
incelemekte fayda var. Eline sağlık güzel olmuş. Keşkek yemeğinin
yapılışını bekliyoruz şimdiden. Tabiki tatmayıda...
nuvitk   |2009-04-10 16:55:51
Evet Mutlu Hanım, henüz tanışmasak ta yazılardan bir yakınlığımız var
birbirimize, bende sizin yazılarınızı okuyorum. Elinize sağlık,
bilmeyenlere pirinç pilavı nasıl yapılır öğrettiniz )))) Kıskandım
ben de kremalı,krokanlı, kestaneli, vişneli, mişneli pasta tarifi yazcam.
Bakalım Nurhan napacak ))
kainat   |2009-04-14 12:38:53
Benim bildiğim Nurhan, pilavları, pastaları oturur bi güzel yer
ablacım!!
aman duymasın...
H.BENEK  - İSİMLER   |2009-04-18 09:41:19
İSİMLER GEÇMİŞDEN GELECEGE MESAJDA VERMEKTEDİR. BU KONUYU İYİ
YAKALAMIŞSIN ARKADAŞ. KÖYÜN İSMİNİ BİRAZ ES GEÇMİŞSİN GELECEK
YAZINDA KÖYÜN İSMİNİ ANLATIRSAN SEVİNİRİZ... DÜŞÜNCENE ELİNE SAĞLIK
SELAMLAR...
bezmek   |2009-05-11 13:20:32
teşekkürler yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme (Perşembe, 22 Temmuz 2010 11:30)

 


Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız...

Duyurular
Köyden Manzaralar
Haberler