Giriş Formu
Site İşlemleri
Kimler Sitede
Şuanda 2 konuk çevrimiçi
Ziyaret Sayısı
Bugün100
Dün89
Hafta189
Ay554
Tümü37791

jbc vcounter
Anketler
Bu yıl ki yaz tatilin de Köyümüze gidecekmisiniz?
 
Günün Sözü
Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar; tenbeller ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar.
Hz. Ali -
Anasayfa Köy İmamlarımız

Bir Anneler Gününde Anneme...


Okunma Sayısı : 626


 Davut ZAT


Annelik bir yaratılış mucizesi olan insanın, dünyaya gelmesine köprü olmanın haklı gururudur. Aynı zamanda evlat denilen küçük yavrunun getirdiği zorluklara karşı verilen mücadele ile gösterilen sabrın bir abideleşme halidir. Her sistem bünyesinde, haklı olarak kendisine yer edinmeyi ve saygı duyulmayı başarmış bir kurumdur annelik.

Türk milleti olarak bizim aile yapımızın ve milli kültürümüzün korunması ve geliştirilmesinde de annelere büyük görev düştüğü bir gerçektir. Zaten bu gerçeğin farkında olduklarından dolayıdır ki, her şeye rağmen hâlâ aile yapımızla övünebilir durumdayız. Nitekim atalarımızda; “Ana gibi yâr, vatan gibi diyâr olmaz.” diyerek anneliğin önemine ve vatanın vatan olmasında anneliğin etkin rolüne vurgu yapmışlardır.

Annelerimiz, bizim her derdimizle dertlenen ve her çığlımızla yürekleri ağızlarına gelen fedakâr insanlardır. Bizi uyutmak için hiç uyumayanlardır, kışın soğuk gecelerinde. Güneşin zararlı ışınları yakmasın evladımı diyerek, kavurucu yaz sıcağına kendilerini siper edenlerdir, körpecik yavruları için. Hayatımız süresince çok zaman annelerimize yaslanır ve onlardan alırız gücümüzü. Her şeyi bir başka ve daha çok sevdik onlarla, daha çok yüzümüz güldü onlar varsa yanı başımızda. Daha tatlı uyuduk, annelerin ninnisi ise söylenen başucumuzda.  Boşuna mı denmiştir “ağlarsa anam ağlar gayrisi yalan ağlar” diye? Böyle bir paylaşımı birlikte yürüten anne ile evladı arasındaki ilişki, yine hep böyle devam edecektir, bir ömür boyunca. Yani, annelerimizin gözünde bizler hiç büyümeyeceğizyaşımız girerse girsin, kaç’a…

İşte bu özel konumları nedeniyle tüm dünyada ve ülkemizde de “Anneler Günü” kutlamaları yapılmaktadır. Bu yılda 10 Mayıs 2008 Pazar gününe isabet eden “anneler günü”nün ülkemizde ilk defa kutlanılmasına 1955 yılında başlanılmıştır. O günden beri de birçok tartışmaya konu olmasına rağmen, yinede kutlanılmaya devam edilmektedir, olumlu ve olumsuz yönleriyle. İşte bende bu özel günü vesile ederek yakın çevremdeki anneler başta olmak üzere; tüm annelerimizin “anneler gününü” kutlamak amacıyla bu satırları kaleme aldım. Anneler gününden bahsedip de kendi annem den bahsetmemek olur mu hiç? www.asagidikmenkoyu.com vasıtasıyla bu köşeden kendi anneme de seslenmeyi bir borç biliyorum...

Sevgili anneciğim, bizi ne kadar sevdiğini ve önemsediğini biliyoruz. Biz küçükken öptüğün ellerimizle şimdi, bizde senin pamuk ellerinden öpüyoruz. Biliyoruz ki biz senin güllerin ve çiçekleriniz; sevgi, şefkat, emek ve süt kokan… Tüm yoğunluk ve yorgunluklarına rağmen hiç soğuk yemekler yedirmedin bize.  Hep az uyudun, çok harcadın kendinden. Hayata senin kollarında başladığımızdan mıdır nedir, hayatın her badiresinde senin kollarına dönüşü özlüyor insan, anne. Zaman zaman seninle tartıştığımız da olmuştur, üzmüşüzdür de seni muhakkak. Bil ki, bu art niyetimizden değil, sadece seni anlayamamış olduğumuzdandır. Zaman hep seni haklı çıkardıkça, eksikliğimizi bir parça daha fark ettik her geçen günde... Gün olup, inadımıza yenik düşsek de, âsi zamanlarımız olmuşsa da sana karşı, hep senin merhamet denizini suiistimalden, nazdan, kapristendir bil ki, anne.  Sen bize bakma…  Burnunun kemiklerini sızlattıysak bilmediğimizdendir anne. Merhamet dolu kalbin bizi affetsin, hatalarımızı ve eksiklerimizi sen bizim cahilliğimize, çocukluğumuza say anne. Şimdi seni daha iyi anlıyoruz, özrümüzü kabul et,  sen bizim başımızın tacı ve en kıymetli hazinemizsin, tekrar tekrar ellerinden öpüyoruz anne...

Aşılması zor dağların arkasında seni hayal ettik. Kimsesiz odamızda ki kış gecelerinde yorganlar değildi bizi ısıtan, senin yüreğinin sıcaklığıydı. Gecelerin karanlığına, biz uyumadan senin de uyumadığını düşünerek daldık. Uzayan yolların ucunda bizi bekleyen bir güzel insanın varlığının emniyetinde çektik, gurbet yükünü. Gökyüzündeki bulutların uçuşunda, senin havaya kattığın oksijeni soluduk. Güneşi karşıladık sabahları tebessümler içinde. Güneş bize gülümserken sanki senden gelen sabah öpücükleri diye hayal ettik, ışık huzmelerini.  Seni hatırdan hiç çıkarmadık ve gurbet kuşlarından sana selamlar gönderdik.  Yüzünde gülücükler ve elinde çiçekler açtırmak istedik her zaman. Her çiçeğin açmak için baharı beklemesi gibi, her yeni günde özlemeni bekledik ve seni andık. Hep senin gönlünde, yüreğinde, kafanda ve hayalinde olduğumuzu biliyoruz. Sende sevildiğini ve özlendiğini bil anne. Sen dünyanın en güzel insanı ve annesisin. En fedakâr, en çilekeş, ak saçlı, güzel hülyaların kadını ve biricik annemizsin. Ne olur kendine iyi bak, zaman seni soldurmasın anne !

Erken kalkmanın sağlıklı ve faziletli olduğunu sen öğrettin bize. Doğruluğu, sözünün eri olmayı, hafif meşrepli olmamayı ve çalışkan olmayı senden öğrendik. Vefasız olmamak gerektiğini, insanları sırtından vurmamayı ve kalleşlere vurulmamayı öğrendik! Hayat zorluklarla dolu olsa da, zoru seçmeyi ve zorla savaşmayı, sonunda da başarmayı, kaçak ve göçek olmamayı, küçük bir yüreğe koca koca yürekler sığdırmayı ve koca yükler taşımayı uygulamalı olarak, bizzat senden öğrendik. 

Bir insan özünde ne ise, her yerde o olması yani kendi olması gerektiğini, ahlaklı ve saygılı olmayı yine senden öğrendik. Edepli olmayı; “oğlum nerde ud edep, orada bet bereket” diyerek perçinlemiştin bizim dünyamıza. Şimdi başa geldikçe olaylar,  yaşandıkça sıra sıra hepsinin ne anlama geldiğini, bende tek tek anlıyorum annem. Meğer o veciz sözlerinde ne sırlar saklıymış…

Sadece sen değildin, bizimle gurur duymak isteyen. Bizde seninle hep gurur duyduk anne. Tek benim için değil, dedem, babam, amcamlar, dayı ve kardeşlerim hepimizde; sonsuz ve ödenmeyecek emeklerin vardır senin. Hiç karşılık beklemeden verdin sermayeni... Sırf Allah razı gelsin diye! Ne de çok seversin ikram etmeyi, ikram senin ahlakın, cömertlik senin diğer adındır anne. Adeta parçalarsın kendini hep bir şeyler hediye verebilmek için,  hem de hiç karşılık almayı beklemeden. Çünkü sen bilirsin ki, bir gün bunların karşılığını mülkü verenden alacaksın... Bu senin inancındır. Hayat doludur, merhamet doludur senin yüreğin. Varsın kıskansın seni anlayışsızlar, cimriler, nâdanlar... Varsın kıymetini bilmesin vefasızlar... Sen aldırış etmezsin bütün bunlara, hep mazlum kalmayı tercih ettin, en haklı olduğun zamanlarda bile. Sessiz kaldın haklı olduğunu bile bile... Biliyordun ki Yüce Yaratıcının Nazarı; mahzun gönülleredir hep! Sen övenin övmesine, yerenin yermesine de bakmadın hiçbir zaman. Her şeyin bir sahibi var dedin; tevekkülü öğrendik senden, teslimiyet senin öbür adın oldu. Sabrı öğrendik metanetinden; hep özür dilenen, elleri öpülen oldun.  Ve yaşantınla bize, hep en güzel örnek oldun...

Şimdi hayatın bir gerçeği ile yeniden yüzleştin. Hayat bunca yıl aradan sonra tekrar başa dönüyordu, babam ve senin için. Herkes bir dünya sebebine bağlı olarak, yuvadan uçup gitmişti, tıpkı göçmen kuşlar gibi. Koca bir ömrü kendilerine karşılıksız hediye ettiğin, ıssız gecelerde başında nöbet beklediğin yavruların, artık hayatın cilvesine kapılmışlar ve fiziki mekân olarak senden ayrıydılar. Issız nöbet beklediğin gecelere inat şimdi, birde ıssız çöl mevsimi yalnızlığın başladı... Artık bir telefon, bir araba sesi, bir torun neşesi ve camlardan seyredilen karlı dağların tepesine çöreklenmiş bulutların arkasını gözlemek eklendi hayatına. Ve geçmişin çocuk cıvıltıları ile bütün yaramazlıklarımız, belleklerin siyah beyaz anılarında kaldı.  Hasret duyulduğunda; tıpkı kare kare kaydedilmiş film kesitleri gibi, kasetin geriye sarılmasını andıran bir mazi güzelliğinde. Buğulu gözlerle süslenen çocuklarının hasreti, yerini torun neşesine kucak açan özlemlere bıraktı…

Senin baharın ise bize kavuştuğun andır diye düşündük hep! Ama sensizliği hiç akla getirmedik. Hayat bizden yıllarımızı alıp götürürken birden dünyanın öbür yüzünü hatırladık, kendi hayatımızın hızla ilerlediğinden ders alarak.  Sensizlik hayatın en kötü yüzü anne !.. Dünya bizim olmuş, yıkılmış, yâda ayakta durmuş ne anlamı var sen yoksan…

Biz yaşasak ne anlamı olur, kalsak ne önemi vardır? Gülümserken acı yutkunuşlar hayatın diğer adı olmaz mı, sen yoksan anne? Bir kelebek gibi kanat çırpabilir, kanaryalar gibi uçabilir miyiz o zaman? Güneş doğarken bize gülse, ay geceyi doldursa, yıldızlar gök kubbeyi süslese ne anlam ifade eder, sen bize veda etmişsen anne...  Sözün büyük ustası Necip Fazıl gibi  benden diyorum ki; “Gözlerinde aksi bir derin hiçin,  Kanadın yayılmış, çırpınmak için;  Bu kış yolculuk var, diyorsa için, Beni de beraber al anneciğim.”  Al anneciğim..!

Sen varsan her şey çok güzel !.. Düştüğümüz yerden kalkmak, sana tutunmak, hayır duanı almak ve duygusal desteğini hissetmek çok güzel. Senden aldığımız güçle yere sağlam basmak, adımlarımızı kararlı bir şekilde atmak ve yüreğimizde ümitler yeşertmek, senin varlığınla daha bir güzel anne… 

Sana minnettarız, bizi hiç mahcup etmedin bir anne ve bir insan olarak. Seni çok seviyoruz anne. Bize öğrettiklerin için, bizim için yaptıkların ve yaşattıkların için. Başımızın tacı, gönlümüzün ilacısın. İyi ki varsın dünyamızda, iyi ki… Sadece senede bir gün değil, her gün bizim annemizsin, senenin her günü senin günün olsun. Ömrün sağlık ve huzur içinde daim olsun sevgili anneciğim...

Tüm annelerimizin, anneler gününü kutluyor, nice güzel günlere sevdiklerinizle birlikte ulaşmanızı diliyorum.  


Yorumlar
kainat   |2009-05-12 16:08:19
Abi, bomba gibi yazı olmuş, zamanını da ayarlayıp okursan kesin ortalığı
darmaduman eder...
Gönlünüze sağlık, Rabbim annenize ve tüm
sevdiklerinize sağlıklı, uzun ömürler versin...
emrahsahin   |2009-05-19 12:45:43
Çok hoş eline sağlık Davut abi
H.BENEK   |2009-05-20 00:01:46
ANA GİBİ YAR DİKMEN GİBİ DİYAR YOK ANAMIZIN KIYMETİNİ DAHA İYİ ANLADIK
DÜŞÜNCENE SAĞLIK GARDAŞIM...
emrahsahin  - Güzel bir söz:)   |2009-05-26 18:38:01
Hüseyin abi ana gibi yar Dikmen gibi diyar olmaz sözünü ilk defa senden
duydum ama baya hoşuma gitti )
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme (Salı, 13 Ekim 2009 06:09)

 


Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız...

Duyurular
Köyden Manzaralar
Haberler