Aşağıdikmen Köyümüz, Karadeniz Bölgesinin Batı Karadeniz Bölümünde yer almaktadır. İlimize 80 km, ilçemize; 7 km uzaklıktadır.
Devrez Çayı; en önemli akarsuyumuzdur. Meşhur pirincimize de hayat veren Devrez çayı, Kızılırmak'a dökülmektedir. Köyün çevresinde; Yaka dibi mevkini eski köy tepelerinin yamaçlarından gelerek sulayan Çay suyu vardır. Yine diğer tarafta sarmaşıklı dere denilen kuru bir dere vardır. Zaman zaman yoğun gelen yağışlarla bu dereler taşmaktadır. Karşımızda Kösen tepeleri, Ilgaz dağları ve köyün önünden geçen devrez ve etrafındaki araziler köyün coğrafik yapısını oluştururlar. Dağlarında; Çam ağaçları ve meşe hakimdir. Ovasında söğüt, kavak ve iğde ağaçları bulunurken bahçelerimizi ise elma başta olmak üzere incir, vişne, kiraz, dut ve armut gibi bir çok meyve ağacı süslemektedir. Yine; Üzüm bağları köyün coğrafyasında önemli bir alanı kaplamaktadır. Toprakları verimli ve tarımsal alanların değerlendirildiği bir coğrafya gözlemlemekteyiz. Nüfus Köyümüz daha önceki yıllarda 80-100 civarında bir hane sayısına sahip iken kendine yetersizliğin kıskacından sıkılanları gurbet ele göç etmeye mecbur etmiştir. Bunun tabi bir sonucu olarak nufusumuz her geçen gün azalmaya yüz tutmuştur.
Ankara ve İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerimizde ve yurt dışında da köyümüzden insanlar yaşamaktadır. Bunların sayısı köyümüzün mevcut hane sayısının en az 3-4 katı civarındadır. Köyün değişen şartlara ve gelişen yenilenmeye paralel olarak ikiye ayrılması sonucu ortaya çıkmıştır. Büyüklerimizi daha çok eski Aşağıdikmende ikamet ederken, yeni nesil Yeniköye ev yapmak suretiyle yerleşmiştir. Bu ayrılıktan dolay ımahalleler arası bir ayrılık söz konusu olmayıp, birlik beraberlik içinde bir yaşam köy halkımızca sürdürülmektedir. Bir yandan göçveren köyümüz; emekli olanların köyümüze yerleşmesiyle hane halkı sayısını artırmaktadır da. Fakat zaman zamanda emeklilerimiz İlçe merkezine yerleşmek suretiyle köy ve ilçe arasında mekik dokuyan bir yaşam tarzını benimsemişlerdir.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım alanı olarak son yıllarda kendi topraklarına kavuşan insan sayısı artmış olmasına rağmen tarım sektöründeki gerileme kendi kendine yetemez hale getirmiştir köylümüzü.
Hayvancılıkta da benzer sonuçlar görülmektedir. Bir kısım halkımız ise hala ortakçılık sistemine dayalı bir tarım faaliyeti yürütmektedir. Başka bir gelir desteği olmayan köylümüze yeni bir açılım yapacak sahalar oluşturulması kaçınılmazdır. |
|
|
|