GÜVERCİN TAKLASI; Bu oyun serbest zamanlarda gençlerin bir biri arasında oynadıkları oyunlardandır. Rukuya eğilmiş vaziyette sırt sırta verilerek oluşturan papatya yaprağı gibi bir dairesel dizilimin üzerinden dışarıdan gelen kişinin takla atarak öbür tarafa geçmesi şeklinde oynanan bir oyun türüdür. Bu oyun düğünlerdede yapılmaktadır. Gelin alma öncesinde ikindi saatine kadar geçecek süre arasında oynanan bir oyundur Aşağıdikmende... DEVE OYUNU: Bu oyun ise; daha çok simsim oyunu esnasında belli aralarla iki oturumlu bölümler halinde oynanan bir oyundur. Mertiven üzerine örtülmüş bir örtünün altına merdiven gözüne geçirilmiş başlardan oluşuturulan yürüyen bir hayvan şeklini canlandıran iskeletin baş kısmına deve başı yapılarak oluşturalan bir gurup bulunmaktadır. Bir tanede çoban ve bu çobanın göçebe hayatını canlandırmasına yönelik bir kurgulamanın sergilenmesidir. KIZ KAÇIRMA: Deve oyununun birinci oturumunun sonlarına doğru çobanın kızlarından birinin kaçırılmasının konu edildiği, bulunduğunda ise kızının hamile olacak kadar bir süre geçmesi nedeniyle kızın kaçtığı oğlana kızını verme noktasında yapılan mücadeleleri ve diyalogları mizahi bir tarzda ele alarak kurgulanmış bir tiyatro oyunudur. GÜVEYİ KOYMA: Yatsı namazı zonrasında damadın cami cemeati bile birlikte bir araya gelmesi ve orada tatlılar ve içecekler dağıtılmasının ardından ilahiler eşliğinde damadın evine kadar götürülmesi ve el öpme seanslarının ardından damada kurulan hafif türden komlaların ele alındığı şenliklerdir. Damada çürük yumurta atma, az miktarda su atma veya hafiften sırtına yumruk vurma keşlinde sergilenen bir seramonidir. Damadın eve kaçışıyla son bulan bu törende damadın üstünü gelinin temizlemesi esprisi güdülür. Burda nükteli bir diyalog sözkonusudur. Sonrasında gelen cemaate özel bir içecek olan tatlı şerbet ikram edilerek son bulan bir tören tertibidir. DAMAT GİYİNDİRME: Perşembe gününe denk gelen bir düğün merasimidir. Folklorik tüm özellikleri barındıran güzel bir gelenektir. Burada Damat yeni kıyafetleri özel bir tepsi içine düzenlenmiş ve üzeri özel bir şal ile örtülmüş olarak köy meydanına getirilir. Köy meydanında herkes toplanmış olur. Silah atışlarının bol olduğu bir başlangıç faslının ardandan imamların ilahi ve salavatları eşliğinde ortada damadı giydiren bir ozanın uydurduğu dörtlük lerle kıyafetler seanslar halinde yenileriyle değiştirilir. Daha sonra akrabalar tanıtılır damadın yanına manilerle alınır. Sonra damat başına hediyelerin ve paraların atıldığı bir dizi seramonu yapılır ve herkesin parası takılır ken ismi okunan silah atarak karşılık verir. Gerçekten güzel bir törendir. Kadın / erkek tüm köy halkının izlediği bu tören damad ve sadıcın el öpmesiyle son bulur. KARŞILAMA; Köyümüzdeki Düğünlerde göze çarpan bir adettir. Özellikle Çarşamba günü verilen düğün yemeğine gelenlerle perşembe günleri gelin almaya gelenlerin karşılanmasıdır. Bu karşılamada silah atışlarıyla aracının önüne bağlanan dürülerle gelişini haber veren davetlileri davul ve zurna ekibi karşılamaya gider. Düğün evine kadar çalgı eşliğinde misafirler gelirken silah atışıylarıda devam etmektedir. Evin yanına gelindiğinde davulcuya ve zurnacıya eşlik eden bir kısım gencin oynaması sonrasında meydana atılan bahşişleri davulcunun davul çalma işlemini bırakmadan sırtının üstüne yatarak yerdeki parayı dili ağzına toz değdirmeden alma maharetinin sergilendiği bir usulle yapılan bir çeşit karşılama törenidinr. ŞERBET: Şerbet içme olayı daha çok söz kesimlerinden sonra yapılan nişan törenlerinde kendini gösterir. Kadınların kendi arasında yaptıkları eğlenme tertipleri düğün salonu veya ev salonlarında devam ederken, ikindi namazını müteakip yapılan erkekler arası bir törendir. Mevsime göre yatsı namazı sonrasında yapıldığı da olur. Köyümüde evlenecek gençlerin söz kesiminin ilanı şeklinde yapılan bir dizi tertiptir. Burada ilahi, bazen mevlit ve salavatlar okunmak suretiyle Camide yapılan bir törendir. İşlemin sonunda lokum ve tatlı şerbetleri misafirlere ikram edilir ve tören camiden dağıldığında son bulur. DÜRÜ; Cuma düğünlerinde Perşembe günü hafta sonu düğünlerinde ise Pazar günü yapılan bir törendir. Gelin alma öncesinde Horoz yarışından gelindiğinde davulcu ve zurnacı eşliğinde bir kısım gençlerin iştirak ederek ev ev gezmesi sonucu toplanan yazma ve basmaları konu alan bir tertipdir. Bu törenlerin Dürücü başısı son zamana kadar rahmetli (Çolak dayı namıyla bilinen) Mustafa Ova idi. Şimdilerde mirası peşinden gelenler yürütmektedir. Bu dürüler ve yazmalar bir bir toplanmak suretiyle düğün evine teslim edilirler. Daha sonra düzenlenecek güreşlerde belli desenlerde ve metrelik ölçülerde olan kumaşlar güreşen pehlivanlara ve gelin almaya gelen araç sahiblerine verilmek suretiyle araçlara bağlanarak gelin konvoyunun iştirakçisi olduğunun beyanı anlamına gelen bir işlemdir. HELESA; Düğünlerde oyun oynanırken kadınların gelini, erkeklerin ise damadı kaldırmak suretiyle havaya atarak yakalamaları ve bu arada helasa manilerinin söylendiği bir çeşit düğün eğlencesi türüdür. ASKER UĞURLAMADA OYUNLAR: Burada yine eline kına yakılmış olan akser adayının gönderilmesi sırasında yapılan eğlencelerdir. Çeşitli akser türküleri ve halaylar eşliğinde akserlerin havaya atılarak çekiştil slagonlarla onu uğurlamasını içeren bir dizi oyun çeşidi ve motivasyon eğlenceleridir. SİMSİM: Eskiden düğünlerde iki gece boyunca geç vakitlere kadar yapılan bir oyun ve eğlence çeşidi iken şimdilerde tek geceye indirgenmiştir. Salıyı Çarşambaya, Çarşambayıda Perşembeye bağlayan gecelerde yakılan devasa ateşin etrafında belli bir nizam ve düzen dahilinde oynanan bir oyun biçimidir. Bu simsim oyununda sürekli yanması körüklenen ve saatlerce yanan simsim ateşi verdiği aydınlıkla etrafın görüş alanını genişletirken, diğer taraftanda ateş etrafında kendi tekniğince oyuncu maharetlerini sergiler. Sıralardan koşan birinin onu kovalaması neticesinde yakalayarak sırtına vurması sonucunda ateşte dönmeye hak kazanan kişi perdah atarak ateşin etrafına gelir ve dönmeye başlar . Bunu bir başka kovalayan izler, bu şekilde sürüp giden oyuna ara sıra başka kurmaca oyunlarda ilave edilmek suretiyle yapılan bir eğlence çeşididiri. HOROZ YARIŞI; Yine düğünlere has kendi orjinalliğinde bir folklorik özelliği olan koşu biçmidir. Sabah olduğunda ( Perşembe günü) köylüler davul sesiyle birlikte köy meydanında toplanmaya başlarlar. Köyün koşacak gençleri tüm sportmenliği ile yerini alırken, Startın verildiği yerde de köy ahali toplanır. Koşunun bittiği çizgiye de görevli kişiler gönderilmektedir. Daha sonra Davulcunun tokmağı vurmasıyla başlayan yarış son çizgiye varıldığında görevlinin verdiği işaretle ve davul sesinin durmasıyla son bulunur. Yarışta birinci gelen gence; köyün en semiz horozu düğün sahibince alınmış olarak koşu meydanında hazır tutulduğu için kendisine takdim edilir. İkinci ve üçüncü gelenlerede sembolik bir para ödülü verilir. Dördüncü ve sonra gelenlerede ot verilmek suretiyle tembellikleri sembolik bir hicivle yerine getirilir. Bu suretle bir sonraki düğünün horoz koşusuna şimdiden motive edilmiş olur... ATICILIK: Güreş tertip edilmeyen düğünlerde yapılan bir eğlence türüdür. Genelde Tüfek ve Tabanca ile yapılan bir atış yarışıdır. Köy şartlarında oluşturulan açık alanda ki bir çeşit Poligon lara dikilen hedefler belli bir kural dahilinde kura çekilerek sıraya konan atıcılar tarafından hedef alınır. Ve hedefi vuran ilk üç kişiye ödüllerinin verilmesiyle tamamlanan tören 2 saat civarında sürer. Bir dizi kurşunun atıldığı bu törenlerde hem insanların deşarj olması sağlanır hemde askerlik sonrası eğitimin unutulmaması açısından düşmün işgaline karşı gelinecek zamanlar için antreman yenilemesi yapılmış olur. Eğlenceli geçen atışların ardından öğle namazına gidilir ve gelin alma hazırlıkları yapılır. KINA TÖRENLERİ: Düğünlerde gerek damadın gerekse gelinin eline yakılan kına işlemleri sırasında tertip edilen törenlerdir. Gelin hamamına gidilmeden önceki gece bir dizi tören, tertip ve gelenek dahilinde, ilahilerle gelin eline ve başına yakılan kına törenleri bu kapsamdadır. Damada ise; Çarşamba günü verilen düğün yemeği sırasında düzenlenen mevlit töreninin ardından eline yakılan kına işlemi ve bu işlem sırasında yapılan folklorik törenler Aşağıdikmende ki düğün költürünün bir parçasını oluşturmaktadır. ORTA OYUNU: Eskilerde yapılan bir oyundu. Karagöz ve Hacivat oyunlarının sahnelenmesi şeklinde geçen oyunun tertip edildiği mekanlar genellikle "köy odaları" idi. Daha sonra oda sisteminin yerini köy kahveleri almıştı. Şimdiler de ise Köy kahveleride eski kültürel fonksiyonunu yitirdiğinden ve köyde oyunu tertipleyecek kalifiye elaman olmaması nedeniyle oyun oynanmamakta ve yerini televizyonlara bırakmaktadır. GÜREŞ TERTİPLERİ: Genellikle Perşembe veya Pazar günleri düğün törenlerinin bir parçası olan tertiplenen bir çeşit gelenek vari düzenlenen spor etkinliğidir. Bildiğimiz ata sporunun kültürel kodlardan kaynağını alarak bir çeşit folklor ile zenginleştirilerek halkın izlenimine sunulması olayıdır. Burada öne çıkan sadece güreşenler değildir. Güreşçilerin meydana sürülmesi sırasında el ele tutuşarak onların uğurlanması sırasında cazgırların söylediği maniler ve tekerlemeler bir edibi ve kültürel zenginlik olarak kendini gösterir. Pehlivanların meydanda perdah atarak dolanması spor esteği açısından görsel bir sunum harikasıdır. Gürüş sürecinde ve sonrasında tarafların bir birlerine gösterdiği centilmenlikte kültürel örfün örnekleriyle doludur. Kadınlı erkekli tüm köy halkının izlediği bu güreşler gerçekten bir eğlence örneğidir köyümüzde... GELİN veya GÜVEY HAMAMI: Bu işlemde düğünlerde kendine has adetlerdendir. Genellikle Salı veya Cumartesi günlerine denk gelen bu törende tüm köy halkı hamama gider. Kadınlar Kadın hamamlarına erkeklerde erkek hamamlarına ilçeye giderler. Dügün köyden kız çıkıyorsa gelin hamamı, Köye gelin geliyorsa Güvey Hamamı adıyla anılır. Dügün vesilesiyle işe ara veren köylüler güzel bir temizlik ziyafetinden geçmiş olurlar bu sayede. GÜVEY MİSAFİRLİĞİ: Düğün sonrasında ailelerin kaynaşmasına yönelik ilk adımın atıldığı geleneksel adetlerimizdendir. 15 er gün ara ile tarafların bir birini davet ettiği törenlere genellikle yakın akrabalarla birlikte köyün eşrafı davet edilir yeni evlenen çiftler vesile edilerek yemekli sohbetler düzenlenir ve bu şekilde akrabalık bağların temeli güçlendirilmiş olunur. ÇEYİZ; Bu da söz kesiminden sonra oğlan tarafının mali sorumluluğu yüklendiği bir alış veriş olayıdır. Söz kesimi esnasında taahhüt edilen takı ve eşyaya ek olarak mağaza davet edilen kız tarafı istediğini almakta serbesttir. Genellikle erkek tarafının mali anlamda belini büken bir alış veriştir. Daha sonra bunların dikimleri ve diğer kızın gençlik çeyizleride birleştirilerek ceviz ağacından yapılmış sandıklara yerleştirilen çeyizler bir tören ve tertip dahilinde erken bir vakitte belirlenen ilan edilen gün ve saatte kız evine götürülür. Bir dizi silah atışı ve duyurunun ardından kız evinde sabah kahvaltısına iştirak edilir. Alınan çeyizler kız evine taşınır ve kahvaltı sonrası tüm köylüye çay ikramı yapılarak dağılınır. KÖY GÖÇTÜ: Bu folklorik oyun da Perşembe günleri damat giydirme töreninden sonra yapılan bir oyun çeşididir. Güreş meydanında belli kurallar dahilinde sıraya dizilmiş oyuncular pamuklu bir bezden yapılmış tokmaklarla hedef alınır. Meydanın ortasına çakılan demir bir kazığa bağlanan iki uçlu bir urganın diğer ucuna bağlanan yumuşak tokmak bağlı iple hedefteki kişiye fırlatılır. Köy göçtü diye oyun yöneticisinin ilanı sırasında biri ayakta diğeri onun önünde oturan kişilerin yer değişimi esnasında sırasını ebeye kaptıran ebe olur ve sopa yeme sırası ona geçer. Oyun sırası değişene kadar sopa yemeye devam eden ebe bez tokmaktan kaçarken ilginç görüntüler ortaya çıkar. Tam bir şenlik içinde geçen oyun herkese açıktır ve gerçekten eğlencelidir. Gençler vakit buldukça eskiden düğün haricinde de oynarlarken şimdilerde kaybolmaya yüz tutmuş bir oyun çeşidimizdir. NİŞAN TÖRENLERİ: Sözkesimi ile düğün töreni arasında bir zaman diliminde yapılan ara bir törendir. Ve kişilerin evliliği ısınma turlarının ilanıdır. Artık adı konmuştur bu törenle. Belli günlere tahsislidir. Haftanın her gününde yapılmaz. Öncesinedn ilan edilen nişan töreni günü geldiğinde davetlilerin köy camisinde toplanmasıyla erkeklerin töreni başlar, bisküvi, lokum ve sütten yapılmış renkli şerbetlerin içilmesiyle dua ve salavatlar eklenerek bir dizi olay gerçekleşir. Kadınlar cephesinde ise kız evinde eğlence oyun ve takı töreni ile damatla gelinin yüzüklerinin takıldığı bir proğram yapılır. Misafirlere yemek ve şerbet ikranımının yapılmasının ardından yapılan doyasıya eğlence ve oyunların ardından tören biter. Bu törenlerin tamamı köyümüzün kendine has özel adetlerinden dir. Gelenek halini almış bu törenler bizim Aşağıdikmenliler olarak kültürel zenginliğimizdir. Bunlar yaşatılmaya devam edilmektedir. Bu törenlerin her bir aşaması kendine özgü güzellik ve özelliktedir. Herkes doyası eğlenir ve bu eğlencelerin tertibinde folklorik, geleneksel ve kültürel her türlü fon ve efekt kullanılır.... Sizleri de bu eğlenceleri yerinde görmeniz için köyümüze bekleriz. |