Giriş Formu
Site İşlemleri
Kimler Sitede
Şuanda 4 konuk çevrimiçi
Ziyaret Sayısı
Bugün41
Dün95
Hafta326
Ay691
Tümü37928

jbc vcounter
Anketler
Bu yıl ki yaz tatilin de Köyümüze gidecekmisiniz?
 
Günün Sözü
Üç şey kalbi öldürür: Çok yemek, çok uyumak, çok konuşmak.
Fudayl bin İyaz -
Anasayfa Muhtarlarımız

Melekler Bayramı Berat Kandili


Okunma Sayısı : 502


 

 

  Raşit DİKMENLİ


İçinde bulunduğumuz kutlu üç aylar mevsiminin önemli gecelerinden olan Berat Kandili, huzura kapı aralayan manevi ikramların yağmur gibi yağdığı, diğer zamanlarda bir daha ele geçmeyecek fırsatlardandır. Bu gecede gönüller aynı yere açılır, diller benzer münacatlarda bulunur ve gözyaşı ile sulanan seccadeler, günahlarına pişmanlık duyan gönülleri resmeder. Kandil gecesi, Ramazan ayı başta olmak üzere Kadir Gecesinin de müjdecilerinden olan Berat, aynı zamanda kurtuluş demek de olan kelime manasının yanısıra; manevi beraatımızın da anahtarı konumundaki kutsal bir gecedir. Yapılan nakillerde “Berat” isminin bizzat Yüce Allah (cc) tarafından verildiği bu gece de; Allah’ın (cc) kullarını affedip birçok nimete kavuşturduğu rivayet edilmektedir.

Kendisine ulaşmak nasip olanlar için, çok değerli bir zaman dilimidir Berat Gecesi. Şaban ayının 15. gecesine denk gelmekte olup, sınırsız af ve merhamet sahibi olan Yüce Allah’a sığınanların, günahlardan arınarak ilahi lütuf ve bereketlere kavuştuğu müstesna zaman dilimlerinden birisidir. Berat, aynı zamanda İslam Ümmetinin hakiki ve manevî bir yılbaşısı olarak da değerlendirilir. Günah  yükünden  kurtulacağımız ümidi, bu  geceye duyduğumuz derin saygı ve  heyecan   ile geceyi kutlamamızın temel sebeplerindendir.

“İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir." (1) ilahi emri ile; Kıblemizin Mescid-i Aksâ’dan, Kâbe ye çevrildiği gece olması, Allah’ın (cc) kendisine şirk koşmayanlardan herkesi bağışlaması, Resulullah’a (sav) şefaat hakkının tamamının verilmiş olması, Kuran-ı Kerimin Levhi Mahfuzdan semaya (toptan) indirilmesi, insanların bir senelik rızıklarının bu gecede gözden geçirilmesi, amel defterlerimizin Allah'a (cc) arz edilmesi, zemzem kuyusunun suyunun belirgin bir şekilde bu gece de artıyor olması ve Kuranı Kerimin; "O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır..." (2) ifadesiyle bir yıl süresince olacak olayların bu gecede belirlenmesi, Berat gecesini önemli kılan konuların başında gelmektedir.

 Evet değerli okurlar, Berat gecesi adı üstünde Allah’ın (cc) kullarının beratını yazdığı özel bir zamandır. Rahmeti ilahinin yeryüzüne tecelli ettiği, sağanak sağanak yeryüzüne nur aktığı ve muhtaçlara kapıların sonuna kadar açıldığı bu ender zamanı, bizler nasıl değerlendirmekteyiz? Gerçekten öneminin farkında olabiliyor muyuz? Ve hakkı ile değerlendirerek, bu geceyi fırsat bilenlerden miyiz? Her yıl bu gecenin önemi anlatıldığı halde, ahir zamanın yorucu yoğunluğu karşısında,  değerlendirme noktasında ne kadar enerji ve gayreti kendimizde bulabiliyoruz? Bu soruları kendimize sormak suretiyle gecenin değerlendirilmesi noktasında kendi itici gücümüzü oluşturabilenlerden miyiz?

Halbuki, Hz. Peygamber (sav); "Şâbân ayının ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz, Allah o gece, güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, yok mu benden af isteyen, onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle! der." (3) buyurmuştur.

O zaman kul olarak bize düşen; geçmiş günlerimizin bir muhasebesini yapıp, elde ettiğimiz sonuç ile gelecek günlerimizi yeniden planlamak olmalı diye düşünüyorum. Zira ölüm gerçeğini hatırda tutarak yapacağımız bir iç gözlem için, kandiller kaçırılmayacak fırsatlardan olmalı! Modern hayatın getirisi olan rehavet ve bunun meydana getirdiği itikadi, ahlaki ve ruhi boşluğun en kısa zamanda doldurulabilmesini teminen, kandilimizi fırsata dönüştürelim. Bu geceyi af ve mağfiretimiz için yapılacak güzel amellerle süsleyelim.

Kuranı Kerim okumak, tövbe istiğfar etmek, ihlâsla ibadet, ümit kapısında yaratanımıza sığınmak, yakınları ve hastaları ziyaret edip gönüllerini almak, af, mağfiret ve ilahi rahmete kavuşmak için dua etmek, ana baba ve akrabaların kandillerini tebrik edip; hayır dualarını almak, ahirete yolcu ettiklerimizi kabirlerinde ziyaret ederek hediyeler göndermek, fakir ve muhtaçlara imkânlar nispetinde yardım elimizi uzatmak, kaza, nafile namaz ve zikir gibi hususlara özen göstermek gecenin değerlendirilmesine yönelik yapabileceklerimizden…

 Ayrıca, gelecek yıla çıkıp çıkamayacağımızı düşünerek, hayatımızı programlamak, tefekkür, Peygamber Efendimize bol Salât ve Selam getirmek, başımızdaki musibet, belâ, ceza ve kötülüklerin bizden uzak olması için dua etmek, tüm Ümmet-i Muhammed’in (sav) hayır, iyilik ve kurtuluşunu isteyerek, bunun gerçekleşmesi için olanca gücümüzle çalışıp yorulmaya ve fedakârlıkta bulunmaya niyet etmek…  

Hepinizin Berat Kandilini kutlarken İslam ve insanlık alemine hayırlar getirmesini niyaz ediyorum. Kandilinizin Baraatinize vesile olması dileklerimle.

Allaha emanet olunuz.

Kaynak: (1)     - Bakara , 2/144(2)     - Duhan süresi; 4

(3)      - İbn -i Mace - Tirmizi, Savm, 39; İbn-i Mâce, İkâme, 191 


Yorumlar
kainat  - Helal olsun   |2009-08-07 10:12:18
yabancı kültürlerin içselleştirilmeye çalışıldığı çağımızda...
Kendi değer ve kültürümüzü, sevgiyle ve sadakatle bağlanarak yaşamak ve
yaşatma azmiyle birşeyler yapmak, yazmak ne güzel... Raşit Hoca,
yazısında;
çocukluğumuzun kandillerini yaşattı... Ve dünde kalan
güzelliklerin aslında imkansız "kalmadığını", gelip geçmediğini
gördük memnuniyetle...
Kandiliniz, kandilimiz mübarek olsun Hocam.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme (Pazartesi, 03 Ağustos 2009 11:48)

 


Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız...

Duyurular
Köyden Manzaralar
Haberler