Giriş Formu
Site İşlemleri
Kimler Sitede
Şuanda 15 konuk çevrimiçi
Ziyaret Sayısı
Bugün85
Dün89
Hafta174
Ay539
Tümü37776

jbc vcounter
Anketler
Bu yıl ki yaz tatilin de Köyümüze gidecekmisiniz?
 
Günün Sözü
Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar; tenbeller ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar.
Hz. Ali -
Anasayfa Öğretmenlerimiz

Tosya'mıza Sahip Çıkmak


Okunma Sayısı : 227


 

 Sait Sadi MOLA

 info@asagidikmenkoyu.com


Tosya, Kastamonu’nun en büyük ilçesi. Köyleriyle birlikte 50 bine yakın nüfusu olan, yerleşim yeri bakımından önemli bir konuma sahip ama yer bakımından da aslında dar bir alanda bulunan bir ilçe. Dolayısıyla hem bulunduğu konum hem de sahip olduğu değerler bakımından belli bir güzelliğe sahip. Bu güzelliğe sahip ama bu güzelliğe sahip çıkılması da önemli. Bu yazımızda biraz da içerleyerek Tosya’mıza sahip çıkma ile ilgili bir yazı kaleme almak istedim. Konunun başlangıç noktası birçok unsur oldu. Zira şehir dışında bulunan belli bir konuma gelmiş insanlarımız başta olmak üzere memleketimiz içerisinde bulunan bazı gelişmeler bunda öncü yol oynadı. Bunlara teker teker değineceğim.

Öncelikle bu yazımı hazırlarken Kuba mescidinin açılışı töreni vardı. Sayın Diyanet İşleri Başkanımız Profesör Ali Bardakoğlu’nun teşrifleriyle bu güzel camimiz açılmıştı. Yaptırandan da emeği geçen herkesten de bu vesileyle Rabbim razı olsun. Hiç şüphe yok ki bu memleketin sevdalıları bu memleketin her toprağına, her taşına bu memleket için bir şeyler yapanları unutmaz, unutturmaz. Siyasi, fikir ayrımı yapmaksızın gönülden alkışlamalı ve desteklemelidir. Çünkü her amaç bu memleketin kalkınmasına yönelik olmalıdır. Bu fikirler desteklenmelidir. İşte bu noktada Tosya’mızın kazanması gerekirken kaybettiği bir takım gerçekler var. Sayın Bardakoğlu Tosya için büyük bir kazançtır. Zira Tosya’ya yaptığı yatırımlar Tosya için büyük bir kazanımdır. Türkiye’nin hatta dünyanın birçok yerinde Tosyalı hemşerilerimizin önemli yerlerde olduğunu biliyoruz. Fakat ne mümkün ki Tosya açısından bir kazanım elde edemiyoruz. Burası da sorgulanması gereken bir durumdur. Tabi ki büyüklerimizin bir noktada memleketlerine kalıcı bir eser ile katkı sağlamalarını bekliyoruz. Kaldı ki önemli mevkilerde bulunan büyüklerimizin Tosyalı olarak anılması da bir kazanımdır fakat gönül yatırım ve destek açısından da birçok şey beklemektedir. Tosyalımıza düşen görev sahiplenme, takip etme ve teşvik etme noktasında önem kazanmaktadır ki bu noktada ilçemizin eksikleri mutlaka vardır. Umarım hepimize düşen görevi memleket çıkarı gözetilerek yerine getiririz. Ancak o zaman Tosya’mıza faydalı olacak ve bir şeyler kazandıracaktır.

Tosya’ya sahip çıkmak nedir? Tosyalıyım diyerek göğsümüzü kabarta kabarta dolaşmak mıdır? Tosya’nın pirincini överek kırık pirinç satmak mıdır? Memleketim derken sokaklarına çöp atmak mıdır? Ağacını kesmek, toprağını harap etmek, taşını sökmek midir? İnsanlar alışverişe geldiğinde yolunacak kaz olarak görmek midir?

Belediyenin ya da herhangi bir kurumun, kuruluşun yaptıracağı yapılarda öküz altında buzağı aramak mıdır? Yüksekokul yapılacak sözünü verip boş boş konuşmak mıdır? Ya da yapılmasını sadece seyretmek midir?  Memleketin hayrına faaliyetlerde siyasi amaçlıdır deyip destek vermemek midir? Memleket çıkarlarından önce şahsi çıkarları ön planda tutmak mıdır? Memleketinde hemşerileri yükselirken, bir şeyler kazanırken, bir yerlere yerleşirken, giderken çekememek midir? Daima dedikodu ile memleketi insanını hor görmek midir?

Yoksa memleketine yatırım olduğunda sevinmek midir? Acaba ben de bir katkı sağlayabilirimi aklından geçirmek midir? Memleketine ait değerleri en güzel şekilde çevresine sunmak mıdır yoksa? Evinin önünü süpürmek, çöpünü çöpe atmak, uygun bulduğu yere ağaç dikmek midir? Memleketimin esnafıyım diyerek hemşerisine en uygun fiyat ve kalitede hizmet sunarak bimin, şokun gelmesine gerek bırakmamak mıdır? Yüksek okul yapılmasına vesile olanlara dua etmek midir? Bir tuğla da ben koysam, siyasi düşüncemi unutsam bu memlekete bir şeyler katabilir miyim sorusuna kendine sorabilmek midir acaba? Sizce hangisidir Tosya’ya sahip çıkmak? Nedir gerçekten?

fSayabileceğimiz,içerlenebileceğimiz ama bunu üzülerek ifade edebileceğimiz o kadar çok şey var ki! An ve an yaşayarak görüyoruz. Üzülüyor, kızıyoruz. Çünkü önemli konumda bulunmasına rağmen, belli değerlere sahip olmasına rağmen bu memleket için bir tuğla da ben koysam diyebilen insan sayısı çok fazla ama yapan sayısı çok az gerçekten. Bugün BİM dediğimiz ucuz ürünler satan marketlerin istihdam sağladığı bir gerçek ama esnafımıza oldukça zarar verdiğini de biliyoruz. Lakin içerlememiz bir nevi sesleniş. Bu seslenişin yerine ulaşmasını temenni ederim. Birlik ve beraber olmak aynı amaca yönelmenizde geçerli olur. Eğer siz kendi çıkarlarınızı düşünerek hareket ederseniz birlik ve beraberlik olgusu yeşermeyecektir. Hepimizin sohbetlerinde yer alır. Tosya’nın özellikle marangoz esnafının birleşerek büyümesi gerektiği. Yıllardır da söylenegelir. Fakat asla böyle bir şey olmamıştır ve olmayacaktır. İnanmak ve istemek aksiyonun alınmasından önceki en önemli unsur. Biz inanmıyor ve istemiyoruz.İ nansak ve istesek göreceğiz ki aynı yüksek okul gibi yıllardır hayalini kurduğumuz bir takım şeylerin gerçekleşebileceğini göreceğiz. Lakin yapamıyoruz.

Hazır gelmiş iken de söylemek de fayda var. Gerek yüksekokul gerekse de kooperatifin yapacağı konutlar ilçemiz için büyük kazanımlar olacaktır. Nüfusun çoğalması, genç nüfusun ilçemize gelmesi, kentleşme yapısının düzenli ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi ilçemiz esnafı, çalışanı, ticaret erbabı, hatta öğrencisi için ciddi manada katkı sağlayacaktır. Bunun mahiyetini önümüzdeki dönemlerde daha iyi anlayabileceğiz. Onun için bu fırsatı, bu değerleri hem memleketimiz hem de kendimiz için iyi değerlendirelim. İçimize kapanıp bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın felsefesiyle yaşamak, aman canım bana ne bana ne katkısı var zihniyetiyle hareket etmek, o şu partiden bunu şu parti, şu siyasi görüş yapıyormuş mantığıyla yaşamak bu memlekete ve bize hiçbir katkı sağlamayacaktır. Memleketim çıkarına yararlıysa evet derim diyenler buna önce kendileri inanıp hayata geçirmeleri gerekir. Bir takım yaşadığımız şeylerde bunun öylesine söylenmiş söz olduğunu gördük lakin bu hatadan dönüleceğini düşünerek ve memleketimize önümüzdeki dönemde yapılacak yatırımların hayırlar getirmesi temennisiyle yazıma son veriyorum. Yazımda sürç-ü lisan eyledi isem affola. Ama gerçekleri göz ardı etmemek ve artık memleket çıkarını ön planda tutmak vakti gelmiştir. Herkes elinden geldiğince bu sorumluluk altında çalışması gerekir.

HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN.


Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme (Pazar, 02 Mayıs 2010 13:40)

 


Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız...

Duyurular
Köyden Manzaralar
Haberler