Giriş Formu
Site İşlemleri
Kimler Sitede
Şuanda 3 konuk çevrimiçi
Ziyaret Sayısı
Bugün44
Dün112
Hafta589
Ay2952
Tümü34418

jbc vcounter
Anketler
Bu yıl ki yaz tatilin de Köyümüze gidecekmisiniz?
 
Günün Sözü
İlim adamları için yokluk içinde yaşadığı halde kanaat sahibi olmaktan daha değerli bir ziynet yoktur.
İmam Şafii -
Anasayfa Köyün Tarihçesi

Kar Beyazı Hayatlar


Okunma Sayısı : 419

 

   Davut ZAT

   davutzat@gmail.com


İşte yine bir kış mevsiminin tam ortasındayız. Geçen yıl olduğu gibi, iklim değişiminden nasibini almış, yağışsız bir kış geldi de geçiyor bile. Yine kendini geç fark ettiren bir kış oldu bu mevsim de. Kar yağdı, yağacak derken tam mevsim bitmeye yüz tutuyordu ki, nihayet beklenen kar geldi yüzümüzü güldürdü… Hep diyoruz ya hani, dünya değişti! Dünya değiştikçe mevsimlerde öyle değişti işte. Küresel ısınmandan nasibini en çok alan, belki de mevsimler oldu. Çünkü vazifesini yapamaz oldular. Ara mevsimlerden ana mevsimlere ne zaman geçtik, fark edilemez oldu. Mevsimsel özellikler tam kendini belli edemeden, daha bir önceki mevsimin hava özelliklerini taşırken bir de bakmışız, küt diye kendi özelliğine geçiş yapıyor. Tam da işte geldi; "beklediğimiz güzelim mevsimimiz, mevsimi yaşayalım derken" göz açıp-kapayıncaya kadar, o da elimizden uçup gitmiyor mu?

Bu yüzden mevsimlerinizin kıymetini bilin. Kar'ın kıymetini bilin. Belki de yağan kar, yılın ilk ve son kar yağışı olabilir! Bu nedenle çok kıymetlidir köylüler için, kar yağışı. Kar yağsın ki, sular bol olsun, kar yağsın ki, buğdaylara yorgan olsun ve kar yağsın ki, hava temizlensin, ortamın mikrobu kırılsın, sağlık olsun… Fakat mevsim geldi geçiyor bile. Hani köyde bir nükte vardır; "tavuklar bile yiyecek kar bulamadı" derler ya! Tıpkı o cinsten bir mevsim, bu yıl ki kış mevsimi de. Ne diyelim Rabbimizin (cc.) takdiri!

Sadece mevsimler midir değişen. Bizim hayatlarımızda her geçen gün, mevsimler gibi değişkenlik arzetmiyor mu? Kimi zaman sevincin doruklarındayken,  kimisinde de kederli olmuyor muyuz? Günümüz hayat şarlatırı mı zorlaştı, yoksa hep böylemiydi dünya denen bu koca handa yaşamak… Güya köy insanı, kış geldi dinlenme moduna çekildi! Yılın yorgunluğunu atayım diye çabalarken, kış ayı da kendince işler çıkartmıyor mu köylünün geçim mücadelesinde. Olsun tesellisi var hani! En azından yaz günlerinin yoruculuğunda değil işler. Bahara nasılsa yeniden yoğun tempo başlayacaktır. Bu yüzden dinlenme fırsatını elde etmişken değerlendirir, çilekeş köyüm insanı kış gününü…

Kış ayları bizde daha çok, sert rüzgârlarla ve don özellikleri ile kendini gösterir. Ama bu sabah yağan şu kar yağışının güzelliği yok mu? Sanki tabiata giydirilmiş beyaz bir gelinliktir kar örtüsü. Göze nahoş görünen her şeyi alıp götürür. Kirleri ve pasları kapatır, havadaki mikrobu kırar. Devrez'e kaynak oluşturacak suyu, Ilgaz'ın doruğuna yığar. O karlar, havalar ısındıkça erir de erir. Devrez coşar, Devrez akar, Devrez bu eriyen karlarla hayat bulurken, köylü de Devrez'in suyu ile hayat bulur. O yüzden bizim için kış mevsiminin önemi ayrı bir değerlidir... Zira, kış yağışsız geçerse, yazın kurak olacağının habercisidir. Su hayattır; pirinç, pancar, buğday, sebze ve meyve yetiştiricisi için. Yağacak ki, rahmete dönüşsün kar, yağmur... 

Bir de geçtiğimiz kışı hatırlatır bize, dinlenme moduna girdiğimiz bu mevsim! Geçen kış aramızda iken, bu kış aramızda olmayanları andırır… Eski kış aylarının komşuluk ilişkilerini aratır, yeni gelen kışlar. "Nerede şimdi o eski komşuluklar dedirtir." Evet ya! Nerede o köyümüzdeki kış ayların mahalle gezmeleri, her akşam komşuların bir araya gelerek, tatlı hoş sohbet muhabbetleri. Var ya! Hep teknoloji çıkalı böyle oldu hayatlar. İnsanlık ve komşuluk ilişkilerini de alıp götürdü yeni kışlar, insanlarımızı TV kanallarına mahkûm ederken.  O yüzden ne patates haşlamaları, ne turşular, ne yoğurtlar, ne de sıcak ekmekler kaldı, komşuluk sofralarında ikram edilen. Elimizden uçanlar sadece yenilip içilenler miydi? Ne dersiniz? Birçok insani ilişkiyi de alıp götürmedi mi sizce de?

Evet bir gün, kış uykusundaki tabiat gibi hayatımızda sonsuz bir uykuya dalmayacak mı? Tüm tabiat, çıplak kalmış yapraksız ağaçların dikenlenmiş halini manzara ederken, bizde kış uykusuna daldığımızda; bizim tabiatımız ne olacak acaba diye hiç düşündük mü? Yoksa geride dikenli, kuru dalları olan, hayat eseri kalmamış bir mazi mi bırakacağız. Ya da kışın acımasız soğuğuna dahi direnerek, ölüm beyazı kefen gibi giydirilmiş manzaranın tam ortasında, yemyeşil duran kış ağaçları gibi mi duracağız? Ölümün içindeki canlılık misali… Arkamızdan ne denecek, adımızı yaşatacak yeşertecek, ölüm sessizliğini bozacak eserler bırakabildik mi geride..?

Dileğim odur ki, mevsimleri geride bıraktığınızda; arkanızda hep baharlar olsun, sizin için tomurcuk tomurcuk hayatlar açtıran. Çiçekler olsun, gülüşleriyle etrafa koku ve güzellik salan. Kış ortasında dahi hayat emareleri gösteren, varlığını tüm çekiciliği ile sürdüren…

Hep hatırda kalabilecek bir hayat sürebilmeniz temennisiyle, nice mevsimleri sevdiklerinizle birlikte doya doya yaşamanızı diliyorum.   

Yorumlar
kainat   |2010-02-16 13:27:53
su gibi elzem, su gibi sade, su gibi çok çeşitli amaçlara; içmek suretiyle
içimizi, silmek suretiyle çevreyi "temizleyen" herşeye hayat veren
ama buna rağmen tevazuunda ısrar eden su gibi bir yazı olmuş...

Yazınızdan Ilgaz'dan beslenen kaynaktan tatlı bir su içmiş gibi lezzet
aldık.
Ellerinize sağlık...
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme (Cumartesi, 23 Ocak 2010 21:13)

 
Duyurular
!!! Yazarımız Davut ZAT'ın; "Bir Devrez'imiz Vardı!" başlıklı yazısı eklenmiştir.

!!! Yazarımız Nüvit KARAOĞLU'nun; "Pembe Ruj" başlıklı anı yazısı  eklenmiştir.

!!! Yazarımız Sadi Mola'nın; "Çankırıya Bağlanmak" başlıklı yazısı eklenmiştir.

!!! Yazarımız Hüseyin BENEK'in; "  Anayasa Değişikliğine Evet mi Hayır mı? " başlıklı yazısı eklenmiştir.

Köyden Manzaralar
Haberler